Pazar, 21 Şubat 2010 17:44

Viral Pazarlama Nitelikli

Bu yazıyı oylayın
(2 Oy)

Bu yazımız Viral Pazarlama üzerine olacak. Blog Dergisi şubat sayısında da yer alan yazımı birde okurlarımla paylaşmak istedim. Yazımızın genel hatlarını irdeleyecek olursak; viral pazarlama'nın genel tanımı, yöntemleri, etkileri, bir süpermarket'in viral pazarlamayı nasıl uygulayabileceği, internet sitelerinde viral pazarlama'nın uygulanma şekilleridir.

Blog Dergisi/Sayı-7/Viral Pazarlama:

Bir sabah uyandın ve gözlerinden yaşlar süzülüyor. Başında inanılmaz bir ağrı...Yataktan kalkmak istiyorsunuz ama ne mümkün... Bir nefes alayım dedin ancak burun deliklerinden geçmeye çalışan hava büyük bir direnişle karşılaştı. Zar zor ayağa kalktın ve bir baş dönmesiyle yeniden yatağa düştün. Evet sevgili dostum tahmin ettiğin üzere, grip olmuşsun. Üstelik senin hiç bir suçun yok. Ne zaman olduğunuda bilmiyorsun.

Fakat dur, dur. Ben sana hatırlatayım. Hani belediye otobüsüne bindiğinde, ayakta giderken, arkandaki uzun saçlı ve şık giyimli hanımefendi hapşurmuştu ya... İşte o zaman kaptın virüsü. Şimdi sende artık potansiyel bir virüs yayıcısısın. Bu bir salgın ve toplumun büyük bir bölümü bundan etkilenmiş durumda. Senin yüzünden etkilenecek kişi sayısı da belli değil.

Viral Pazarlama’nın aslında yukarıda anlatılan viral hastalanmadan pek bir farkı yoktur. Bir ürün veya hizmetin pazarlanması için ürünü satan firmanın müşterilerini birer tanıtıcı olarak kullanması viral pazarlama’nın temelini oluşturur. Müşterilerinize sunduğunuz ürünün veya hizmetin aslında bir önemi yoktur. Onu sunma şekliniz ve insanların bundan etkilenmesi yani başka bir deyişle hastalanması önemlidir esasında.

 

Süper Market Uygulaması:

Bir süpermarket sahibi olduğunuzu düşünün. Eğer müşterilerinize, aldıkları bir makarna karşılığında belirli bir marka salça verecek olursanız ve bu tip kampanyaları sürekli yapacağınızı söylerseniz, sizce ne olur? Öncelikle makarna parası verip, makarnayla birlikte salça alacak olan müşterileriniz marketinizde bir curcuna yaratacaktır. Sadece orada neler olup bittiğini görmek için markete giren  müşterilerin büyük bir bölümü ise marketten birşeyler alıp çıkacaktır. İşin buraya kadarki kısmı promosyon uygulaması gibi duruyor ancak salçayı alan müşteri aslında pazarlama virüsünü kaptığının farkında değildir.

Herkes bir ürünün yanında başka bir ürünü promosyon yapabilir ancak sadece bir makarnaya bir tane salçayı kim verebilir? Müşteri bunu gelip size sormaz çünkü yakaladığı bu fırsattan bir an önce faydalanıp oradan uzaklaşma güdüsü vardır. Kemal Sunal’ın bir filmini hatırlayın. Kemal Sunal devraldığı bakkalda herşeyi aynı fiyata verince kimse ona sen niye bu fiyata veriyorsun diye sormamıştı. Herkes bir an önce ürünü alıp dükandan uzaklaşma yoluna gitmişti. Bu mantıksız durum müşteriye fayda sağlasa da, insandaki merak duygusu bu olayın peşini bırakmaz. Müşteriniz salçayı aldıktan sonra mahallesindeki komşuya durumdan bahseder ve bu fırsatı kaçırmamasını söyler. Komşuda hemen markete koşar ve bu üründen alarak evine gelir. Bir gün içerisinde mahalleden bir çok kişi bu promosyondan faydalanır ve herkes birbiriyle konuşarak ne olup bittiğini çözmeye çalışır. Tabii ki bir mantığı yoktur ve amaç aslında müşterilerin bu şekilde birbiri arasında bu promosyondan bahsetmesini sağlamaktır. İşte market sahibi olarak kısa sürede mahalleliye kendinizi tanıtmayı başardınız. Tüketici açısından herşey toz pembe ancak sizin açınızdan olay nasıl cereyan etmiştir? Gelin isterseniz hemen hesabı yapalım.

Müşterilerinize sunacağınız promosyonda sattığınız makarna yüksek kalite, verdiğiniz salça düşük kalite olursa maliyeti düşük olur. Her bir promosyonun size maliyeti;

Birim Maliyet=Makarna Kârı - Salça Geliş Fiyatı

Şeklinde olacaktır. Hesabın kolay anlaşılır olabilmesi için vergiler hesaba dahil edilmemiştir.

Promosyon maliyetini düşürmek adına, müşterilerinizin hepsine bu promosyonu sunmanıza gerek yoktur. Bütçenizi belirleyip ona göre hareket edebilirsiniz. Örneğin bu tanıtım çalışması boyunca 500 birim promosyon (makarna+salça) sunacağınızı varsayalım. Bu promosyonların hepsini aynı anda sunmak yerine, gün içinde beş ayrı dalga şeklinde sunabilirsiniz. Bu promosyondan yararlanma fırsatını kaybeden müşterileriniz dahi ürünü alamamasına rağmen, başka ortamlarda “Şu fırsatı kaçırdım” şeklinde bahsederek bu virüsün etkisini çevresine yaşatacaktır.  Ayrıca sürüm ekonomisi’nin doğası gereği, yüksek hacimde alım yapmanız sonucunda birim maliyeti minimuma indirirsiniz ve promosyonun size olan maliyeti daha da düşer. Peki bu yöntemin yaşamımızda bir örneği varmıdır? Evet vardır! Media Markt bir elektronik mağazalar zinciri en güzel örnektir.

Media Markt her mağaza açılışından önce çok düşük fiyatlarla elektronik eşyalar satmaktadır. Bu açılışı ise bir ay öncesinden radyolarda duyurmaktadır. İnsanlar kulaktan kulağa bu açılış tarihini öğrenmektedir. Aynı zamanda el ilanları ile açılışa özel fiyatlarını insanlara duyurmaktadır. Hem radyolar, hem de el ilanları ile  viral kampanyayı öğrenen insanlar, dudak uçuklatan fiyatlar hakkında sevdiklerine de haber vermektedir. Açılış günü geldiğinde, insanlar güneş doğmadan mağaza’nın önünde sıraya girmiştir. Mağaza’nın kapıları açılır açılmaz öylesine bir izdiham yaşanır ki, bu izdiham bazen haber bültenlerine konu olur. İnsanlar elektronik eşyalarını aldıktan sonra bile bu viral kampanya’nın etkisi geçmez. Öylesi ucuza bir ürün alan tüketici, bundan bütün arkadaşlarına bahsetme ihtiyacı hisseder çünkü bu bir tüketici başarısıdır. Ürününü alırken reklamını yaptığı mağaza’nın reklamını ürünü aldıktan sonra da yapmaya devam eder.

Viral pazarlama işte böylesi etkilidir.

İnternet Uygulaması:

Mademki işimiz blogculuk o zaman tekniklerimizin internet sitelerinde kullanılma şeklini inceleyelim isterseniz. Bir internet sitesi’nin temel amacı insanlara ulaşmaktır. Ortaya sürülen sayfa içeriği ise insanlar için ne kadar değer yaratırsa o ölçüde insanların ilgilisini çekecektir.  İnsanlar için ve insanlara değer yaratmak için hazırlanan internet siteleri’nin birincil amacı; olabildiğince fazla insana ulaşmaktır. Bir internet sitesi’nin ziyaretçi sayısı, o internet sitesi’nin değerini ortaya koyan bir parametredir. Hal böyle olunca, ne amaçla olursa olsun internet siteleri’nin öncelikli hedefi ziyaretçi sayısını artıtrmaktır. Bunun için bir çok teknik bulunmaktadır. Örneğin arama motoru optimizasyonu en temel çalışmalardan birisidir. Fakat konumuz Viral Pazarlama olduğundan dolayı, bu konuya değinmeden, bir internet sitesi’nin Viral Pazarlama ile nasıl yayılabileceğini inceleyelim isterseniz.

Günümüz internet kullanıcıları tabiri caizse tam bir çöplük ile karşı karşıyadır. Bir çok konuda çeşitli internet siteleri mevcuttur. Hal böyle olunca internet kullanıcıları da zaman içinde profesyonelleşmiş ve bilgileri seçebilir hale gelmiştir. Eskiden reklam olduğunu bilmeden bir internet sayfasındaki bütün bağlantılara tıklayan internet kullanıcılarının yerini, günümüzde, istediği bilgiyi ilgili sayfalardan süzerek çeken ve bilgiyi elde ettikten sonra sayfadan ayrılan internet kullanıcıları almıştır. Bu sebeple bir internet sayfası’nın tanıtımını, site üzeri resim ilanları veya üçüncü parti ajanslar aracılığıyla siteler üzerindeki reklamlar aracılığıyla gerçekleştirmek artık eskisi gibi kolay değildir. Üstelik tam manasıyla bir tanıtım gerçekleştirebilmek için büyük masraflar edilmesi kaçınılmazdır. Hal böyle iken, Viral Pazarlama yöntemleri en ucuz ve en etkili yöntemler haline gelmektedir. Peki Viral Pazarlama tekniklerini sitelerimizin tanıtımı için nasıl kullanabiliriz?

Viral Pazarlama’nın bir internet sitesi için kullanılması temel Viral Pazarlama çalışmalarından çokta farklı değildir. Temel çalışma şu olmalıdır; İnsanların ilgisini ve dikkatini çekecek bir çalışma yaparak, insanların bu çalışmanın yayılması için otomatik olarak çalışmasını sağlamak. Yani öyle bir çalışma yapacaksınız ki, ya insanların çok dikkatini çekecek, ya çok eğlendirecek, ya çok dramatize edecek... Bunu bir kaç şekilde yapabilirsiniz.

En basit yöntem internet siteniz üzerinden çok avantajlı fiyatlara belirli bir konsept dahilinde ürünler satmanız olabilir. Yani Media Markt modeli’nin internete uyarlanmış hali. Bunun bir örneğini www.pazartesisendromu.com isimli internet sitesinde görebilirsiniz. Bu site üzerinden her Pazartesi fırsat ürünleri satılmakta ve bu iş sadece Pazartesi günleri yapılmaktadır. Bu site www.gedikgross.com isimli e-ticaret sitesi’nin bir girişimi olup, www.pazartesisendromu.com isimli internet sitesi ile müşteri toplamaktadır. Yapılan kurgulama şu şekildedir; İnsanlara belirli stoklar dahilinde sunulan ürünler günün belirli saatlerinde satışa sunulmaktadır. Kişi’nin alışverişi gerçekleştirebilmesi için www.gedikgross.com üyesi olması ve belirlenen saatler dahilinde, stok miktarına göre ilk sipariş verenlerden birisi olması gereklidir. Böylece www.gedikgross.com müşteri kitlesini genişletmiş ve sunduğu ucuz ürünlerle viral bir kampanyayı her hafta gerçekleştirerek, hastalıklı müşteri sayısını her hafta artırmaktadır. www.gedikgross.com bir yandan müşteri kitlesini genişletirken, diğer yandan stoklarını eritmektedir.

Bir başka yöntem ise biraz hayal gücünüzü ve biraz da zekanızı zorlayıp insanlara benzersiz bir içerik sunarak, insanların bu içeriği kendi aralarında dağıtmasını sağlamanız olabilir. İçerğin niteliği tamamen size bağlıdır. Bu bazen bir video, bazen bir şarkı, bazen bir şiir, bazende bir oyun olabilir. Kilit nokta potansiyel müşterilerinizin, sizin hazırladığınız içeriği çok beğenmesi ve arkadaşlarıyla da paylaşmasıdır. Tamamen bu Virallik üzerine kurgulanmış bir iş modeli olan, Zynga (www.zynga.com) isimli interaktif oyun firması, sosyal ağlar üzerinde oynanan oyunlar üzerine kurguladığı iş modeli ile hiç tanıtıma para harcamadan tamamen sosyal ağ kullanıcılarının birbirini oyuna davetiyle büyümüş ve bloomberg verilerine göre(1) değeri 1 milyar dolara ulaşmıştır. Ülkemizde facebook kullanıcıları aracılığıyla oynanan Farm Ville isimli oyun firma’nın ülkemizdeki başarısı’nın en somut örneğidir. Firma facebook üyelerine ücretsiz oyunlar oynatarak büyümüştür.

Video ile Viral Pazarlama’ya örnek vermek istersek www.gittigidiyor.com isimli internet sitesi’nin yaptırmış olduğu “ah anam, lahanam” isimli viral video bize yardımcı olacaktır. Sertap Erener’in “Sevdam Ağlıyor” isimli şarkısı’nın sözlerini, komik sözlerle değiştirerek aynı müziğin üzerine söyleyen bir arkadaş gurubu ortaya gayet eğlenceli bir video çıkarmıştır.  Bununla ilgili daha detaylı bilgileri internet sitemdeki (www.pazarilla.com) Elektronik Sosyal Ağlarla Pazarlama-3 isimli yazımda bulabilirsiniz.

Daha etkili bir yöntem ise insanlara güzel vakit geçirecekleri bir aktivite sunmanız ve bunun internet siteniz üzerinden takibini yapmanızdır. Bu bir gezi aktivitesi olabilir, bir parti olabilir veya bir buluşma olabilir. Fakat bu aktivite’nin insanların birbirine bahsedebileceği bir özelliği ve bütün insanların iştirak edebilecekleri bir şekli olmalıdır. İş böyle olunca gezi, parti ve buluşma gibi aktiviteler, maliyetler sebebiyle herkesin katılımına engel teşkil edebilecek aktiviteler haline dönüşür. Bunun yerine aktivite’nin kampanya veya propaganda formatlı olması daha etkili ve herkesin katılabileceği türden bir yapı olmasını sağlar. Buna en güzel örnek olarak Açık Kaynak Kodu(Open Source) hareketini gösterebiliriz. Açık Kaynak Kodu, yazılımları’nın kaynak kodlarını kapatan şirketlere bir başkaldırı olarak doğmuş ve bugüne kadar bir çok taraftar yazılımcı topluluk ve bir çok açık kaynak kodu lisans sözleşmesi’nin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Örnek vermek gerekirse, bir çok blog sahibi’nin kullandığı Word Press yazılımı ve onun alt yapısında kullanılan PHP, MySQL ve Apache yazılımları açık kaynak kodlu bir yazılımlardır. Zamanında bu akım doğmasa ve bu güçlü yazılımlar geliştirilmese belkide hepimiz fikirlerimizi özgürce ifade edebildiğimiz bloglarımıza sahip olamayacaktık. En azından bu süre bayağı ileri bir tarihe gidecekti.

Ülkemizde ise buna verebileceğimiz en etkili örnek “Faili Meçhul Kıyak” kampanyasıdır. www.fikiratolyesi.com isimli internet sitesi’nin sahibi Tunç Kılınç, internet sitesi üzerinden basit bir kart çıktısı yayınlayarak insanlara bir oyun sunmuştur. Oyun kısaca şöyledir; Tanımadığınız bir insana bir iyilik yapacaksınız ve o insan sizi hiç görmeyecek. İyiliğinizi yaptıktan sonra site’den almış olduğunuz kart çıktısını iyiliği yaptığınız yere bırakarak bu hareketin bir temsilcisi olarak kişiye iyilik yaptığınızı göstereceksiniz. Eğer iyilik yaptığınız kişi isterse, aynı kartı aynı amaçla kullanabilecektedir. Bu viral kampanya o kadar tutuldu ki, internet sitesi’nin sahibi, Beyaz Show’a konuk edildi. Kampanyanın bu kadar başarılı olmasının altındaki sebep bir çok açıdan viralleşme ihtimalinin çok yüksek olmasıydı. Birincisi insanlar, insanları şaşırtmayı sever. İkincisi insanlar oyun oynamayı sever. Üçüncüsü insanlar yeni şeyler denemeyi sever. Bu etkenler kampanya’nın ilgi çekiciliğini destekleyen niteliklerdi. Ayrıca kampanyanın yapılabilirliğinin basitliği ve az masraflı oluşu insanların denemesini hızlandırdı ve kolaylaştırdı. İnsanların birbirlerine iyilik yapıyor olması ve bu iyiliğin nereden geldiğini bilmiyor olması ise kampanyaya bir kişilik kazandırdı. Aslında kültürümüzde olan “Sağ elin verdiğini, sol el görmeyecek” olgusunun hayat bulması ise ayrıca insanların benimsemesi kolaylaştırdı.

Sözün özü, viral bir kampanya gerçekleştirebilmek için ya büyük bir mali kaynak harcayıp insanlara büyük faydalar sağlamanız, ya da büyük bir beyin gücü harcayarak, yeni ve ucuz fikirlerle ortaya çıkıp, insanları bu fikir peşinde sürüklemeniz lazımdır. İlk virüsü yaydıktan sonra ise, viral pazarlama kampanyası başlamıştır ve hızla yayılacaktır.

Hasta ve mutlu ziyaretçilerinizin olması dileğiyle.

Kaynaklar:
1.    http://www.bloomberg.com/apps/news?pid=20601109&sid=aK27lRYbSPqU


Yorum Ekle


Linked In Profilim Xing Profilim
Twitter ProfilimFriendFeed Profilim